Miras Hukuku

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası 2026

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, halk arasında “mirastan mal kaçırma davası” olarak bilinen; miras bırakanın (murisin) mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesi halinde açılan bir dava türüdür. Bu dava ile muvazaalı (danışıklı) devir işleminin iptali ve taşınmazın gerçek hak sahipleri adına tescili sağlanır. Hukuki dayanağını Yargıtay’ın 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile TBK madde 19 oluşturur. Dava, zamanaşımına tabi değildir ve saklı pay sahibi olsun olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar tarafından açılabilir.

Almanya’daki Türk Vatandaşları İçin Muris Muvazaası Neden Önemli?

Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları için muris muvazaası konusu özel bir önem taşımaktadır. Türkiye’deki aile büyüklerinin vefatı sonrasında, sağlıklarında yapılan taşınmaz devirlerinin gerçekte mirastan mal kaçırma amacı taşıdığının ortaya çıkması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Yurt dışında yaşayan mirasçılar, Türkiye’deki işlemlerden çoğu zaman geç haberdar olmakta ve bu süreçte miras hakları ciddi şekilde zedelenebilmektedir.

Özellikle Anadolu’nun kırsal kesimlerinden Almanya’ya göç eden ailelerde, miras bırakanın sağlığında taşınmazlarını Türkiye’de kalan çocuklardan birine tapuda satış göstererek devretmesi veya kız çocuklarını mirastan dışlamak amacıyla erkek çocuklara mal aktarması gibi durumlar pratikte sıkça görülmektedir. Bu gibi muvazaalı işlemler karşısında Almanya’dan dahi olsa hukuki başvuru yaparak miras haklarınızı koruma imkânınız bulunmaktadır.

Muvazaa ve Muris Muvazaası Kavramları

Muvazaa, Arapça kökenli bir kelime olup “danışıklılık” anlamına gelir. Hukuki terim olarak muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradeleriyle bağdaşmayan bir sözleşme yapmaları ve dışa karşı bu görünürdeki sözleşmeyi geçerli gibi göstermeleri durumunu ifade eder.

Muris muvazaası ise muvazaanın özel bir türü olup niteliği itibariyle “nisbi (vasıflı) muvazaa” olarak nitelendirilir. Muris muvazaasında miras bırakan, gerçekten taşınmazını devretme iradesine sahiptir; ancak asıl amacını gizleyerek mirasçılardan birini veya birkaçını miras hakkından yoksun bırakmak için gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış, trampa veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak gösterir.

Muris Muvazaasının Unsurları

Muris Muvazaasının Unsurları

Muris Muvazaasının Unsurları

Bir işlemin muris muvazaası olarak nitelendirilebilmesi için dört unsurun bir arada bulunması gerekir:

  • Görünürdeki işlem: Tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak gösterilen ancak tarafların gerçek iradesini yansıtmayan işlemdir. Bu işlem muvazaa nedeniyle geçersizdir.
  • Gizli işlem (gizlenen sözleşme): Tarafların gerçek iradesi olan bağışlama işlemidir. Ancak taşınmaz bağışlaması tapuda resmi şekilde yapılmadığından şekil şartından yoksun olması nedeniyle bu işlem de geçersizdir.
  • Muvazaa anlaşması: Miras bırakan ile lehine devir yapılan kişi arasında, görünürdeki işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığına dair anlaşmadır.
  • Mirasçılardan mal kaçırma kastı: Muris muvazaasını diğer muvazaa türlerinden ayıran temel unsurdur. Miras bırakanın, bir veya birkaç mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla hareket etmesi gerekir.

Hukuki sonuç: Muris muvazaasında hem görünürdeki satış sözleşmesi (tarafların gerçek iradesiyle uyuşmadığından) hem de gizli bağış sözleşmesi (taşınmaz bağışlaması için gereken resmi şekle uyulmadığından) geçersizdir. Bu nedenle tapudaki tescil işlemi yolsuz hale gelir ve mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Hukuki Dayanak: 1974 Tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının hukuki temelini Yargıtay’ın 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı oluşturmaktadır. Bu karar, Türk miras hukukunda son derece önemli bir yere sahiptir ve günümüzde hâlâ uygulanmaktadır.

Karara göre; bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış yönünde açıklamış olması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar, görünürdeki satış sözleşmesinin TBK madde 19’a (eski BK madde 18) dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilir.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasını saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar açabilir. Burada önemli olan husus, mirasçının “saklı paylı” olup olmaması değil, “miras hakkının çiğnenmiş” olmasıdır. Davacı sıfatına sahip olabilecek kişileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yasal mirasçılar: Altsoy (çocuklar, torunlar), üstsoy (anne, baba), sağ kalan eş ve diğer yasal mirasçılar.
  • Atanmış mirasçılar: Vasiyetname ile atanmış mirasçılar da bu davayı açabilir.
  • Evlatlıklar: Evlat edinme ilişkisi kurulmuş kişiler de yasal mirasçı olarak dava hakkına sahiptir.
  • Bireysel dava hakkı: Her mirasçı tek başına kendi payı oranında dava açabilir; tüm mirasçıların birlikte dava açması zorunlu değildir.

Almanya’daki mirasçılar için: Almanya’da yaşayan bir mirasçı, Türkiye’deki muvazaalı taşınmaz devrine karşı tek başına dava açabilir. Diğer mirasçıların onayı veya katılımı gerekmez. Dava, konsolosluktan düzenlenecek vekâletname ile Türkiye’deki avukat aracılığıyla yürütülebilir.

Dava Kime Karşı Açılır?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, muvazaalı devir sonucunda tapuda malik olarak görünen kişiye karşı açılır. Eğer bu kişi taşınmazı bir üçüncü kişiye devretmişse, devir alan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. TMK madde 1023 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir; ancak taşınmazın gerçek değerinin çok altında veya bedelsiz olarak devredilmesi halinde iyiniyet korumasından söz edilemez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir. Her ne kadar miras hukukundan doğan uyuşmazlıklar genel olarak Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girse de, bu dava taşınmazın aynına (mülkiyet hakkına) ilişkin olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülür.

Yetkili mahkeme ise HMK madde 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesindir ve taraflar arasında aksine bir anlaşma yapılması mümkün değildir. Birden fazla taşınmazın farklı yerlerde bulunması halinde her taşınmaz için ayrı ayrı ya da birlikte dava açılabilir.

Konu Detay
Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili mahkeme Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (kesin yetki)
Zamanaşımı Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yoktur
Dava açma koşulu Murisin vefat etmiş olması şarttır

Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın aynına (mülkiyet hakkına) ilişkin bir dava olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Miras bırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir. Ancak burada önemli bir koşul bulunmaktadır: Dava ancak murisin ölümünden sonra açılabilir. Miras bırakan hayattayken mirasçılar, muvazaalı işlemi gerekçe göstererek dava açma hakkına sahip değildir.

Bu kural, özellikle Almanya’da yaşayan ve Türkiye’deki miras işlemlerinden yıllar sonra haberdar olan vatandaşlarımız için büyük bir güvencedir. Muvazaalı devrin üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun, miras hakkı çiğnenen mirasçı her zaman dava açabilir.

İspat Yükü ve Yargıtay’ın Değerlendirme Kriterleri

Muris muvazaası davasında ispat yükü davacı üzerindedir. Muvazaanın varlığını ileri süren mirasçı, miras bırakanın gerçek iradesinin satış değil bağışlama olduğunu ve bu işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını her türlü delil ile ispat edebilir. Mirasçılar bu davada üçüncü kişi konumunda olduklarından, senede dayanma zorunluluğu bulunmaz ve tanık dahil her türlü delil ileri sürülebilir.

Yargıtay’ın Dikkate Aldığı Kriterler

Yargıtay, murisin gerçek iradesini tespit ederken bir dizi kriteri birlikte değerlendirmektedir:

1. Satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fark: Tapudaki satış bedeli ile taşınmazın gerçek piyasa değeri arasında açık bir oransızlık varsa, bu muvazaanın güçlü bir göstergesidir.

2. Alıcının ödeme gücü: Taşınmazı tapuda satın almış görünen kişinin bu bedeli ödeyecek mali gücünün bulunup bulunmadığı araştırılır.

3. Satış bedelinin terekede bulunup bulunmadığı: Gerçek bir satış yapılmışsa alınan bedelin murisin malvarlığında veya terekesinde yer alması beklenir.

4. Murisin mal satma ihtiyacı: Miras bırakanın ekonomik durumu iyi ise ve mal satmaya ihtiyacı yoksa, yapılan devrin gerçek bir satış olmadığı değerlendirilebilir.

5. Taraflar arasındaki ilişki: Devrin akrabalar arasında veya yakın kişilere yapılmış olması muvazaa şüphesini artırabilir.

6. Yöre ve aile gelenekleri: Özellikle kız çocuklarının mirastan dışlanması gibi yöresel uygulamalar, mahkemece dikkate alınır.

7. Murisin diğer mirasçılara karşı tutumu: Miras bırakanın sağlığında mirasçıları arasında ayrımcılık yapıp yapmadığı değerlendirilir.

Muris Muvazaası Kabul Olmayan Haller Nelerdir?

Her taşınmaz devri işlemi muris muvazaası olarak nitelendirilemez. Miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığı durumlarda, 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz ve açılan dava reddedilir. Yargıtay içtihatları ışığında muris muvazaası sayılmayan başlıca durumlar şunlardır:

1. Gerçek Bedel Üzerinden Yapılan Satışlar

Taşınmazın gerçek piyasa değeri üzerinden satılması ve bedelin fiilen ödenmiş olması halinde, mal kaçırma amacından söz edilemez. Gerçek bir satış işlemi muvazaalı sayılmaz.

2. Mirasçılar Arasında Denkleştirme ve Paylaştırma Amacıyla Yapılan Devirler

Miras bırakan, sağlığında mallarını mirasçıları arasında makul ve dengeli bir şekilde paylaştırmak veya denkleştirme yapmak amacıyla hareket etmişse, bu işlemler muvazaalı sayılmaz. Yargıtay, hak dengesini gözeten ve kabul edilebilir ölçüde tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapılmışsa mal kaçırmadan söz edilemeyeceğini kabul etmektedir.

3. Bakım ve Minnet Duygusuyla Yapılan Devirler

Miras bırakan, kendisine bakan, gözeten ve bakımını üstlenen kişiye duyduğu minnet sonucu ve gelecekte de bakımını güvence altına alma amacıyla taşınmazını devretmişse, bu devir muvazaalı kabul edilmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bakım ediminin “semen” (karşılık) olarak değerlendirilebileceğini kabul etmiştir.

4. Zayıf veya Korunmaya Muhtaç Mirasçıyı Koruma Amacı

Miras bırakanın, engelli, hasta veya ekonomik açıdan zayıf durumda olan bir mirasçısının geleceğini güvence altına almak amacıyla yapılan devirler muris muvazaası kapsamında değerlendirilmez. Yargıtay, bu tür koruma amaçlı devirlerde mal kaçırma kastının bulunmadığını kabul etmektedir.

5. Eşi Güvence Altına Alma Amacıyla Yapılan Devirler

Miras bırakanın, uzun yıllar birlikte yaşadığı eşini koruma ve güvenceye alma düşüncesiyle yaptığı devirler, özellikle eşin taşınmazın edinilmesine emek ve katkı sunduğu durumlarda, muvazaalı kabul edilmeyebilir.

6. Tapusuz Taşınmazlar ve Taşınır Mallar

01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı yalnızca tapuya kayıtlı taşınmazlar için geçerlidir. Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar ile taşınır malların (araba, para, traktör vb.) devri bu karar kapsamına girmez. Bu tür mallarda gizli bağışlama, teslim ile geçerli olduğundan muvazaa iddiası ileri sürülemez.

7. Gizli Bağış (Murisin Parası ile Başkası Adına Satın Alma)

Miras bırakanın bedelini bizzat ödeyerek üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı doğrudan lehine yarar sağlamak istediği kişi adına tescil ettirmesi halinde, taşınmaz hiçbir zaman murisin tapulu malı olmadığından 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz.

8. Vasiyetnameler

Vasiyetname tek taraflı ve ölüme bağlı bir tasarruf işlemidir. Muvazaa kural olarak iki taraflı hukuki işlemlerde söz konusu olduğundan, vasiyetnamelerde muris muvazaası iddiası ileri sürülemez. Vasiyetnameye itiraz için ayrı hukuki yollara başvurulması gerekir.

Muvazaa Kabul Edilen Haller Muvazaa Kabul Edilmeyen Haller
Gerçekte bağışlanan taşınmazın tapuda satış olarak gösterilmesi Gerçek bedeli ödenerek yapılan satışlar
Kız çocuklarını mirastan dışlamak için erkek çocuklara devir Mirasçılar arasında dengeli paylaştırma amacı
Bedel ödenmeden ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devir Gerçekten bakım eden kişiye minnet duygusuyla devir
Tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasında açık fark Engelli veya korunmaya muhtaç mirasçıyı güvenceye alma
Alıcının ödeme gücünün bulunmaması Tapuya kayıtlı olmayan taşınmaz veya taşınır mal devri

Muris Muvazaası Davası Ne Kadar Sürer?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının ne kadar süreceğini kesin olarak söylemek güçtür. Davanın süresi; mahkemenin iş yoğunluğu, taraf teşkilinin sağlanması, delillerin toplanma süresi, keşif ve bilirkişi raporu gerekip gerekmemesi gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir.

Uygulamadaki genel duruma bakıldığında ilk derece mahkemesinde yargılama süreci yaklaşık 1,5 ila 2 yıl sürmektedir. İstinaf (bölge adliye mahkemesi) aşaması ayrıca 1 ila 1,5 yıl, temyiz (Yargıtay) aşaması ise ortalama 1 ila 2 yıl alabilmektedir. Dolayısıyla davanın tüm aşamalarıyla birlikte kesinleşmesi toplamda 3 ila 5 yıl sürebilir.

Almanya’dan takip edilen davalarda, yurt dışı tebligat süreçleri ve belge temin süreleri de dikkate alındığında bu sürenin uzayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle davanın bir an önce açılması ve sürecin etkin biçimde yönetilmesi büyük önem taşır.

Almanya’dan Muris Muvazaası Davası Nasıl Açılır?

Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’ye gelmeden muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu sürecin temel adımları şu şekildedir:

1

Ön değerlendirme: Türkiye’deki miras avukatınızla iletişime geçerek muvazaalı olduğunu düşündüğünüz devir işlemini değerlendirin. Tapu kayıtları, satış bedeli, murisin ekonomik durumu ve devrin koşulları birlikte incelenmelidir.

2

Vekâletname düzenlenmesi: Almanya’daki Türk Konsolosluğuna başvurarak avukatınız adına özel yetkili vekâletname çıkartın. Vekâletnamede “tapu iptali ve tescil davası açma, takip etme, ihtiyati tedbir talep etme” yetkilerinin açıkça yer alması gerekir.

3

Delillerin hazırlanması: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), muvazaalı işleme ilişkin tapu kayıtları, murisin mal varlığına dair belgeler, tanık listesi ve diğer destekleyici deliller hazırlanmalıdır.

4

Davanın açılması: Türkiye’deki avukatınız, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesine dava dilekçesini sunar. Gerekiyorsa ihtiyati tedbir de talep edilir.

5

Yargılama süreci: Mahkeme tarafların delillerini toplar, keşif yapabilir, bilirkişi raporu alabilir ve tanıkları dinleyerek karar verir. Dava sonucunda tapu iptal ve davacının miras payı oranında tescil kararı verilebilir.

İhtiyati tedbir talebi: Muvazaalı devir sonucunda taşınmazın üçüncü kişilere satılma riski varsa, dava ile birlikte taşınmazın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulması son derece önemlidir. Aksi hâlde taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişilere devredilirse hak kaybı yaşanabilir.

Dava Sonucunda Ne Olur?

Muris muvazaasının kanıtlanması halinde mahkeme, dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline ve davacı mirasçı adına miras payı oranında tesciline karar verir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Mahkeme taşınmazın tamamını tüm mirasçılar adına tescil etmez, yalnızca davacının miras payı oranında karar verir.

Dava tereke temsilcisi tarafından açılmışsa, bu durumda taşınmazın terekeye iadesine ve tüm mirasçıların payları oranında tesciline karar verilir. Ayrıca dava sonucunda tapu iptal ve tescil kararı verilmesi halinde, bu tarihten itibaren ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edilmesi de mümkündür.

Muris Muvazaası Davası ile Tenkis Davası Arasındaki Farklar

Uygulamada muris muvazaası davası ile tenkis davası sıklıkla karıştırılmakta veya birlikte (terditli/kademeli) açılmaktadır. İki dava arasındaki temel farkları bilmek, hak kaybını önlemek açısından önemlidir:

Kriter Muris Muvazaası Davası Tenkis Davası
Temel amaç Muvazaalı işlemin geçersizliğinin tespiti ve tapunun iptali Saklı payın ihlalinin giderilmesi
Davacı olabilecek kişiler Saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçılar Yalnızca saklı paylı mirasçılar
İşlemin niteliği Geçersiz (muvazaalı) işlem Geçerli işlem (ancak saklı payı aşan kısım tenkise tabi)
Zamanaşımı Zamanaşımına tabi değil 1 yıl (öğrenme) ve 10 yıl (ölümden itibaren)
Kapsamı Tüm miras payı oranında tapu iptali ve tescil Yalnızca saklı payı ihlal eden kısım oranında

Pratik bilgi: Uygulamada bu iki dava çoğunlukla terditli (kademeli) olarak birlikte açılmaktadır. Öncelikle muris muvazaası iddiası incelenir; muvazaa kanıtlanamazsa mahkeme tenkis talebini değerlendirir. Bu strateji, hak kaybını en aza indirmek açısından önemlidir. Muvazaa davası kabul edilirse tenkis davası konusuz kalır; ancak tenkis davası kabul edilirse bu, yapılan işlemin geçerli olduğu anlamına gelir ve muvazaa iddiası artık ileri sürülemez.

Almanya’da Yaşayan Mirasçıların Karşılaştığı Özel Durumlar

Murisin Sağlığında Yapılan Devrin Geç Öğrenilmesi

Yurt dışında yaşayan mirasçılar, miras bırakanın sağlığında yaptığı muvazaalı devirlerden çoğu zaman geç haberdar olur. Ancak muris muvazaası davası zamanaşımına tabi olmadığından, devrin ne zaman öğrenildiği fark etmeksizin murisin vefatından sonra her zaman dava açılabilir.

Taşınmazın Devir Sonrası Üçüncü Kişilere Satılması

Muvazaalı devirle taşınmazı alan kişi, taşınmazı tekrar bir başkasına satmış olabilir. Bu durumda üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı büyük önem taşır. Bu nedenle davanın bir an önce açılması ve ihtiyati tedbir ile taşınmazın devrinin engellenmesi, özellikle yurt dışından süreci takip eden mirasçılar için hayati bir adımdır.

Yurt Dışından Delil Temini

Almanya’daki mirasçıların muvazaa iddiasını destekleyen belgeleri (murisin mali durumuna ilişkin bilgiler, banka kayıtları, aile içi yazışmalar, tanık beyanları vb.) hazırlayıp Türkiye’deki avukata iletmesi gerekir. Yurt dışından gönderilen belgelerin yeminli tercümesi ve gerektiğinde apostil şerhi alınması zorunludur.

Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil dava dilekçesinde şu hususların yer alması gerekmektedir:

  • Davacının ve davalının kimlik bilgileri ve adresleri
  • Miras bırakanın kimlik bilgileri ve ölüm tarihi
  • Muvazaaya konu taşınmazın ada, parsel, pafta numaraları ve tapu bilgileri
  • Muvazaalı devrin tarihi, türü ve koşulları
  • Muvazaanın varlığına ilişkin somut iddialar ve deliller
  • Tapu iptali ve davacı adına miras payı oranında tescil talebi
  • Gerekiyorsa ihtiyati tedbir talebi
  • Muvazaa ispatlanamaz ise terditli olarak tenkis talebi (opsiyonel)

Sıkça Sorulan Sorular

Muris muvazaası davası zamanaşımına tabi midir?

Hayır. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası taşınmazın aynına ilişkin bir dava olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Murisin ölümünden sonra her zaman açılabilir.

Miras bırakan hayattayken muris muvazaası davası açabilir miyim?

Hayır. Muris muvazaası davası ancak miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Miras bırakan hayattayken mirasçılar bu davayı açma hakkına sahip değildir.

Almanya’dan Türkiye’ye gelmeden bu davayı açabilir miyim?

Evet. Almanya’daki Türk Konsolosluğundan düzenleyeceğiniz özel yetkili vekâletname ile Türkiye’deki avukatınız aracılığıyla davayı açabilir ve tüm süreci uzaktan takip edebilirsiniz.

Muris muvazaası kabul olmayan haller nelerdir?

Gerçek bedeli ödenerek yapılan satışlar, mirasçılar arasında dengeli paylaştırma amacıyla yapılan devirler, bakım ve minnet duygusuyla yapılan devirler, korunmaya muhtaç mirasçıyı güvenceye alma amaçlı devirler, tapusuz taşınmaz ve taşınır mal devirleri ile vasiyetnameler muris muvazaası olarak kabul edilmeyen başlıca hallerdir.

Muris muvazaası davası ne kadar sürer?

İlk derece mahkemesinde ortalama 1,5-2 yıl sürmektedir. İstinaf ve temyiz aşamaları ile birlikte davanın kesinleşmesi toplamda 3-5 yıl alabilir. Yurt dışı tebligat gerektiren durumlarda süre uzayabilir.

Saklı pay sahibi olmayan mirasçı bu davayı açabilir mi?

Evet. 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar muris muvazaası davasını açabilir. Bu, tenkis davasından önemli bir farktır.

Muvazaalı satışla devredilen taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa ne yapılabilir?

Üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı değerlendirilir. TMK 1023 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Bu nedenle davanın bir an önce açılması ve ihtiyati tedbir talep edilmesi büyük önem taşır.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devirler de muvazaalı sayılabilir mi?

Evet. Eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünüşte yapılmış ancak gerçekte bakım edimi hiç yerine getirilmemişse veya gereği gibi ifade edilmemişse, bu işlem muris muvazaası kapsamında değerlendirilebilir. Ancak gerçekten bakım yapılmışsa muvazaadan söz edilemez.

Muris muvazaası davası ile tenkis davası birlikte açılabilir mi?

Evet. Uygulamada bu iki dava sıklıkla terditli (kademeli) olarak birlikte açılmaktadır. Önce muvazaa iddiası incelenir, kanıtlanamazsa tenkis talebi değerlendirilir. Bu strateji hak kaybını en aza indirir.

Dava sonucunda taşınmazın tamamı davacıya mı verilir?

Hayır. Mahkeme yalnızca davacı mirasçının miras payı oranında tapu iptal ve tescil kararı verir. Taşınmazın tamamının tüm mirasçılar adına tescili ancak tereke temsilcisi tarafından açılan davalarda söz konusu olabilir.

Türkiye’deki mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası konularında profesyonel hukuki destek almak ve miras haklarınızı korumak için deneyimli ekibimizle iletişime geçin.

Almanya Türk Avukat


v>

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir